Sosyal Güvenlik Reformu Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

Reformdan önce çocuklarınızı sigortalı yapın..

İşçi sendikalarından gelen tepkiler üzerine hükümetin bazı konularda uzlaşma yoluna gittiği sosyal güvenlik reformu ile ilgili akla takılan temel soruları yanıtlayan Tezel, yasanın yürürlük tarihinin 1 Eylül 2008 olarak söylenmesine rağmen sorunlar nedeniyle bu tarihin 1 Ocak 2009’a kalacağını ileri sürdü.

Tezel, “Tabii bu yasanın IMF ayağı da var. Bu yasayı esasen IMF’ye verdiğimiz söz üzerine yapıyoruz. Bu yasayı bekleyen IMF’nin kasasında duran 3.4 milyar dolarımız var. Yasa Meclis’ten geçer geçmez hemen IMF’den 3. 4 milyar dolarımız gelecek” değerlendirmesini yaptı. “Reformdan önce çocuklarınızı sigortalı yapın” uyarısında bulunan Tezel, ” Aylık bağlama oranında da biz çocuklarımızın geleceğini satıp, kendi geleceğimizi garanti ettik” dedi.

Sosyal güvenlik reformunda son geldiğimiz noktada kazançlar ve kayıplar neler?

İsterseniz en baştan, Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği paketle başlayalım. Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği kanun ile SSK’lılar, Bağ-Kur’lular, Emekli Sandıklıların sosyal güvenlik sisteminden aldığı payı bir pasta olarak düşünürsek, üçe bölünmüş olan pastanın kenarlarından birer santim azaltma yapılıyordu. Yani pastanın kenarı düşülüyordu. Fakat Anayasa Mahkemesi, memurlar tarafına dokunamazsınız deyince, memurların payına dokunulmadı ve bu yük SSK’lılarla Bağ-Kur’luların üzerine bindi. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından sonra oluşturulan bu tasarıda SSK ve Bağ-Kur’luların payının düşürülmesinden sonra Emek Platformu’nun yaptığı iki saatlik iş bırakma eylemiyle SSK’lılar ve Bağ-Kur’lular üzerindeki yük biraz azaltılmış oldu.

ESKİ MEMURLAR AYRICALIKLI KONUMLARINI SÜRDÜRECEK

Sosyal güvenlik reformu zamanında SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı arasında norm ve standart birliği sağlamak amacıyla getirilmişti. Ancak Anayasa Mahkemesi 22 maddesini iptal edip, 6 maddesinin yürürlüğünü durdurmuştu. Anayasa Mahkemesi ana gerekçesinde memurların bu yasa içinde yer alamayacağı ve “memurların eşitler arasında daha eşit olduğundan” bahisle yasayı iptal etmişti. Bu iptale uygun bir yasal düzenleme olduğu için mevcut memurlar bu yasa içinde değiller, onlar yine eski yasadaki ayrıcalıklı konumlarını sürdürecekler.

Memurlar dışarıda kalıyor, kimleri etkiliyor?

İşçiler, esnaf, tarım Bağ-kur ve tarım SSK’lıları. Ancak Anayasa Mahkemesi’nin kararına muhalif gibi gördüğüm, bundan sonra memur olacaklar bu yasaya tabi olacaklar. Ama bunun Anayasa Mahkemesi’nden dönme ihtimalinin yüksek olduğunu düşünüyorum. Zira, Anayasa Mahkemesi, “eski memur”, “yeni memur” demedi. “Memurlar bu yasanın içinde yer alamazlar” demiştir. Yeni memurlar sosyal güvenlik reformunun içine dahil edildikleri için -emeklilik açısından söylüyorum- Anayasa Mahkemesi’nden dönme ihtimalı yüksek diye düşünüyorum.

Yasanın bir de genel sağlık sigortası var. Bu yasa sosyal güvenlik sistemimizi “emeklilik” ve “sağlık” diye ikiye ayırıyor. Emeklilik kısmına eski memurlar tabi değil ama, sağlık kısmı dediğimiz genel sağlık sigortasında eski memur- yeni memur ayrımı olmaksızın tüm vatandaşlar dahil. Bu anlamda da Anayasa Mahkemesi’nin iptalinde genel sağlık sigortası kısmında da memurları iptal etmişti. Bu anlamda yine Anayasa Mahkemesi’nden veto yiyeceği konusunda ciddi şüphelerim var.

ÜÇ SAATTE MECLİS’TEN GEÇER

Genel Kurul’dan son uzlaşılan haliyle yasa çıkar mı yoksa başka değişiklikler de bekleniyor mu?

Zaten bu yasa temel yasa olarak çıkacak. Temel yasa olarak çıkması demek, altı bölümlük olan bu yasa tasarısı 20 maddeyi TBMM’de okumakla görevli. Beşer dakikalık konuşmalar yapılacak ve ondan sonra “kabul edenler, etmeyenler” denilecek. Tahminimi söylüyorum. Üç saatte bu kanun Meclis’ten geçer. Üç saatte geçeceği için de uzlaşılan maddeler hariç olmak üzere, maddeler hiçbir değişikliğe uğramadan aynen Meclis’ten geçer. Çünkü maddeler üzerinde konuşulmayacak, bölümler üzerinde konuşulacak.

YASANIN YÜRÜRLÜK TARİHİ 2009 OLACAKTIR

3 saatte Meclis’ten geçecek diyorsunuz ama Anayasa Mahkemesi’nden geçeceği konusunda ciddi şüpheler var sanırım…

Ciddi şüphelerim var. Bir de yasanın yürürlük tarihi konusunda da ciddi şüphelerim var. Zira yasa 1 Haziran 2008 günü yürürlüğe girecek deniyor. Gerçi siyasi liderlerimiz ve bakanımız bunun 1 Eylül 2008 olacağını söylüyorlar ama ben yılın ortasında yürürlüğe girebileceğini sanmıyorum. Yasanın öyle maddeleri var ki, yıl ortasında girme ihtimalı yok. Örneğin güncelleme katsayısı. Güncelleme katsayısını biz Ocak’tan Aralık’a hesap ediyoruz. 1 Eylül’de yürürlüğe girerse güncelleme katsayısını nasıl hesap edeceğiz? Bu tip sorunlar ortaya çıkacağı için bana kalırsa yasanın yürürlük tarihi 1 Ocak 2009 olacaktır. Fakat 1 Ocak 2009’a kadar Anayasa Mahkemesi bu kanunu görüşüp iptal de edebilir. Zira biz böyle bir örneği daha önce yaşadık. Bundan önce Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu da Haziran 2006’da Meclis’ten geçmişti. 6 aylık geçiş süreci vardı ve 1 Ocak 2007 günü yürürlüğe girecekti ama Aralık 2006’da Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla beraber kanunun yürürlüğü ertelenmiş oldu. Bu yasa için de yaklaşık 8 aylık bir süre var önümüzde. Anayasa Mahkemesi bu süre içinde yasayı görüşüp yeniden iptal edebilir.

YASAYI IMF’YE VERDİĞİMİZ SÖZ ÜZERİNE YAPIYORUZ

Yasanın IMF ile ilgili boyutunda sorun yaşanır mı?
Tabii bu yasanın IMF ayağı da var. Bu yasayı esasen IMF’ye verdiğimiz söz üzerine yapıyoruz. Bu yasa Meclis’ten geçer geçmez hemen IMF’den 3.4 miyar dolarımız gelecek. 1.7 milyar dolardı 7. gözden geçirmeyle 3.4 milyar dolara çıktı. Bu yasayı bekleyen IMF’nin kasasında duran 3.4 milyar dolarımız var. Bu yasa Meclis’ten geçer geçmez o para gelecek. Para gelecek ama yasa Anayasa Mahkemesi’nden dönerse…

İade edecek halimiz yok tabii…

Sayın Tezel, tasarıda haklarımızla ilgili bilmemiz gereken önemli diğer başlıklar neler?

GÜNCELLEME KATSAYISI GÜNCEL DEĞİL

Bir de uzlaşma konuları içerisinde yer alan, fakat uzlaşılmış olarak çıkmayan bir konu var; güncelleme katsayısı. Güncelleme katsayısı da bir önceki yasada Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş maddelerden biriydi. “Güncelleme katsayısı güncel değil” denilerek. Şu andaki güncelleme katsayısı bana göre de güncel değil. Bu anlamda yine Anayasa Mahkemesi’nden güncelleme katsayısı konusunda veto yeme ihtimalinin yüksek olduğunu düşünüyorum.

PRİM ÖDEME GÜN SAYISI

Uzlaşma konuları içinde en öne çıkacak olan konu, prim ödeme gün sayısının 9 bin günden 7 bin 200 güne düşmesi. Ama bu bizi değil daha çok çocuklarımızı ve torunlarımızı ilgilendiriyor. Zira işe reformdan sonra yeni girecek olanları ilgilendireceği için onlar 7 bin 200 güne tabi olacaklar.

HÜKÜMET YAŞ KONUSUNDA GERİ ADIM ATMADI

Yaş konusuna gelince. Hükümet, yaş konusunda geri adım atmadı. 65 yaş konusunda hükümet geri adık atmadı. 65 yaş, çalışanlarımıza 2036 yılından sonra uygulanmaya başlanacak, 2048 yılında en son 65 olacak. Şöyle anlatabiliriz. 2008 yılında kadınlar için 58 olan emeklilik yaşı, 2046 yılında 65’e, erkekler için 60 olan emeklilik yaşı da 2048 yılında 65 yaşa ulaşacak. 2036 yılından itibaren yaş konusunda da kademeler başlayacak.

Eski çalışanlar söz konusu tarihlere kadar etkilenmeyecekler mi? Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra işe başlayacak olanlar için uygulama nasıl olacak?

Diyelim ki 1990 doğumlu bir çocuk 2010’da yani 20 yaşında işe girmiş olsun. 1990 doğumlu olduğu için normal şartlarda şimdiki kanuna göre 60 yaşını 2050 yılında dolduruyor. Fakat 2046 ve 2048 yılından sonra hiç kimse 65 yaşından önce emekli olamayacağı için, bu çocuğumuz 65 yaşında emekli olmuş olacak.

Yeni yasaya göre emeklilik için gereken çalışma süresi doldurulduğu halde emeklilik maaşını alabilmek için bir o kadar daha beklenmesi gerekecek. Böyle bir uygulamanın örneği var mı?

Avrupa ülkelerinde de bu şekilde uygulanıyor. Şöyle ki, Özellikle Almanya’da emeklilik yaşı 65. 62 yaşında da emekli olabiliyorsunuz ama daha az maaş alınıyor, normal emeklilik yaşı 65. Orada prim ödeme gün sayısı 5 bin gün, 5 bin günü doldurunca da insanlar 62 veya 65 yaşına gelmemişlerse, emekli olamıyorlar. O yaşa gelmeden hiç kimse emekli olamıyor.

Aradaki süreyi çalışarak geçirmek isterlerse…
Çalışabilir, prim günü daha fazla olur. Prim günü daha fazla olacağı için de 7 bin iş gününe gelecek aylık bağlama oranı daha fazla olur.

KAYITDIŞININ ÜZERİNE GİTSEYDİK REFORMU KONUŞMAZDIK

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanvekili Tahsin Güney, prim günündeki indirimin kayıtdışını arttıracağını söylemiş.
Kayıtdışı zaten ülkemizin en önemli sorunu. Bu reformu konuşuyoruz, 3 yıl sonra yine reform konuşacağız. Bunun tek sebebi kayıtdışı. Reformdan ziyade kayıtdışının üzerine gitseydik reformu konuşmak zorunda kalmazdık. Yani kayıtdışı olduğu sürece ülke olarak her iki üç yılda bir reform yapmak zorunda kalacağız. Tahsin Güney’in kaygılarına şu anlamda katılyorum. 9 bin gün yerine 7 bin 200 günü doldurulacak olması, insanların 7 bin 200 günü doldurduktan sonra, “Artık bundan sonra sigortalı olarak çalışmayayım, sigortasız olarak çalışayım SGK’ya ödenecek primleri bana ver” demelerine yol açar insanların. Zira şu anda da pirim ödeme gün sayısını doldurup da emeklilik yaşını bekleyen kişiler kendilerini üç dört ayda bir giriş-çıkış yaptırarak sağlık yardımı almak adına prim ödeyip sağlık yardımı almaya hak kazandıktan sonra 6 ay kadar kayıtdışı çalışıp, primleri kendileri istiyorlar. “Primleri SGK’ya değil bana öde” diyorlar. Bu tip tekliflerle karşılaşılabilir. Burada Tahsin Güney’in kaygılarına katılıyorum ama bu kaygı 9 bin gün sayısının olmasına yeterli gerekçe değil. Mühim olan kayıtdışını önlemek. Devlet kayıtdışını önlerse bu kaygı ortadan kalkmış olur.

ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİNİ SATIP KENDİ GELECEĞİMİZİ GARANTİ ETTİK

Aylık bağlama oranında ne gibi değişiklikler olacak?

Aylık bağlama oranında şöyle bir şey var: Aylık bağlama oranında da biz çocuklarımızın geleceğini satıp, kendi geleceğimizi garanti ettik. Sosyal güvenlik reformundan önce işe girmiş olanlar, reformdan sonraki 3 bin 600 günlerini her 360 gün için yüzde 3 aylık bağlama oranı alacaklar. Ama reformdan sonra ilk defa işe girecek olanlar bu yüzde 3’ten faydalanamayacaklar, yüzde 2 ile devam edebilecekler. İnsanlara burada şunu önerebiliriz. Reformdan önce çocuklarınızı sigortalı yaparsanız 3 bin 600 gün boyunca yüzde 3’ten yararlanacaklar. Bu onların da 10 puan daha fazla emekli aylığı almalarına yol açar. Reformdan önce çocuklarınızı sigorta yapın diyebiliriz.

Çocuklarımızın yaşı 8-9 ise….
Sigortalı yaşı konusunda bir sınır yok. O yaşındaki bir çocuk bile sigortalı olabilir.

Diş protez konusu…
Diş protez konusunda yasada şöyle bir hüküm vardı. 18 yaşından önce olanlarla 45 yaşından sonra olan diş protezlerinin yüzde 20’si cebimizden çıkacaktı. Ama uzlaşmadan sonra bu 18 ve 45 yaş sınırı kaldırılıp normal yaşlardaki emekliler için yüzde 10, çalışanlar için yüzde 20 katkı payıyla diş protezi yapılması uygulaması yapılması kararlaştırıldı. Uzlaşma konuları arasında bunu olumlu bir uzlaşma olarak sayabiliriz.

18 yaşından sonra sağlık yardımı ve yetim aylığı konusunda olumsuz bir düzenleme…
Şu andaki kanunlarımıza göre kızlarımız evlenmedikleri veya sosyal güvenlik kapsamına girmedikleri sürece, ölünceye kadar anne veya babaları üzerinden sağlık yardımı alabildikleri gibi anne ve babaları vefat ederse kendilerine de yetim aylığı bağlanıyordu. Yeni sosyal güvenlik reformuyla genel sağlık sigortası sistemi geliyor ve öyle veya böyle 18 yaşına kadar herkes genel sağlık sigortası sistemine girecek. Ama 18 yaşından sonra ister evli ister bekar olsun ister çalışsın ister çalışmasın kendisi GSS primi ödemek zorunda kalacak. Geliri yoksa bunu devlet ödeyecek, geliri varsa kendisi ödeyecek. Yani 18 yaşından sonra kızlarımız veya delikanlılarımız GSS’nin içinde olacaklar.

Gelir derken, ne kadarlık bir gelir sınır kabul ediliyor?
Her türlü gelirleri toplamı asgari ücretin üçte biri kadar; bugünkü rakamlarla asgari ücret rakamı olan 608 YTL’nin üçte 1’i 202 YTL. Yapar. Aylık gelir ister kira geliri olsun, ister menkul- gayrimenkul geliri, ister normal çalışma geliri; ne geliri olursa olsun gelirlerinin toplamı aylık 202 YTL’den fazlaysa GSS primlerini kendileri ödeyecekler. 202 YTL’den az ise devlet ödeyecek.

Ödenmesi gereken GSS pirimi ne kadar? 202 YTL komik bir rakam değil mi?Kademelendirme yapılmış. Daha önce eleştirilecek bir boyuttaydı. Yeni tasarıyla kademelendirmişler. 202 YTL aylık geliri olan birisi aylık 24 YTL GSS primi ödeyecek.

Tags: ,

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s


%d bloggers like this: